• Facebook
  • Twitter

Sultan Abdülhamit'in petrol haritası

SMS: BE yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.
Yazarın KODU boşluk bırakıp, MESAJINIZI yazıp, 4122'ye gönderin.
Örnek: Hakkı Yalçın'a mesaj göndermek istiyorsanız.
HKY boşluk bırakıp, mesajınızı yazıp 4122'ye gönderin.
Tüm operatörlerden servis 1.60 TL olarak ücretlendirilir.
Servis sorgulamalı bir servis olup iptali yapılamaz.
Müşteri Hizmetleri: 0216 531 73 73

Yıl 2012: Enerji Bakanı Taner Yıldız, Hakkari ve Diyarbakır'da önemli miktarda petrol rezervlerine ulaştıklarını açıkladı. "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde petrol var mı?" Bu soruya Sultan Abdülhamit yüzyıl öncesinden cevap veriyor.
Sultan'ın hazırlattığı haritada Güneydoğu Anadolu'nun neredeyse tamamında yüksek ölçekte petrol rezervinin olduğu saptanıyor.
Abdülhamit, dünyadaki değişimi yakından takip ediyordu.
Donanmaları ile dünyayı idare etmeye çalışan İngilizler kömürle çalışan gemilerini artık daha pratik olan petrolle çalıştırmaya başlamışlardı.
Abdülhamit, petrolün gelecekte stratejik bir silah olacağının hesabını yapıyordu. Bu yüzden Musul'un petrol arazilerini satın aldı ama, dünyayı dar ettiler. Çünkü İngilizler ısrarla burayı istiyordu. İngilizler'in, 1. Dünya Savaşı'nda Bağdat'ı almak için harcadıkları paranın çok daha yükseğini Musul'a sahip olmak için harcadıklarını tarih yazmaktadır. "Sultan'ın petrol haritası"nda Güneydoğu'nun neredeyse tamamı ve Doğu Anadolu'nun bir kısmını kapsayan bölgede önemli petrol yataklarının bulunduğu kaydediliyordu. Ne tesadüf, PKK, 1979 yılından beri, Abdülhamit'in petrol haritası üzerinde yabancı ve yerli işbirlikçileri ile hain planlar peşinde koşuyor.

İsrail'in stratejisi
Ramazan Bayramı'ndaki köşe yazımın konusu, "Oded yinon stratejisi" başlığını taşıyordu.
Ortadoğu uzmanı, Doğu-Batı Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Ömer Özkaya'nın dikkatimi çektiği bu konuyu içeren yazım üzerine gelen telefonlardan ve maillerden, geniş ilgi duyulduğunu anladım. İsrail demek Ortadoğu demek, Ortadoğu demek, dünyanın küresel savaş ve mücadelelerinin verildiği yer demek olduğu tartışılmaz. Oded Yinon stratejisi, İsrail'in Ortadoğu planına verilen isimdir.
Yazılı tarihe göre, 1897 Sion Kongresi'nde, 50 yıl sonra Kudüs ve etrafında bir Yahudi devleti kurmayı planladılar. Bunu 1948'de gerçekleştirdiler. Sıra arzı mev'ud yani "Büyük İsrail" projesine gelmişti. Bilindiği gibi, bu projenin önemli ayaklarından birisi Fırat ve Dicle'dir. İsrail bayrağındakı mavi hatlar, bunu içermekte. Nil nehrine kadar uzanan bir alanı işaret etmektedir. İsrail devletini kurmak İngilizler sayesinde ne kadar kolay olduysa "Büyük İsrail'i" kurmak o kadar kolay değildi. Çünkü büyük İsrail planının içindeki sınırlar birçok devletin sınırları içindeydi.
1982 yılında Oded Yinon adında bir stratejist tarafından yazılan "İsrail İçin Strateji" adlı analizde, "Büyük İsrail Projesi"ni gerçekleştirmek için hedefteki ülkelerin nasıl bölüneceğini ayrıntılı bir şekilde yazmaktadır.
Bu strateji, İsrail'in etrafındaki büyük devletlerin ırk ve mezheplere göre ufalanmasını öngörüyor.
Irak'ın 3'e, Lübnan'ın 6'ya ve Sudan'ın 2'ye bölünmesi.
Mısır'daki siyasi etkilerin anında diğer ülkeleri etkileyeceği (Arap Baharı) ve Türkiye'nin Kürt, İran'ın Azeri kartıyla dizayn edileceği öngörülmektedir.

Şii Hilali...

Bu yayından 30 yıl sonra (2012), yazıldığı gibi, Ortadoğu, Şii hilali ve Sünni bloklaşmasına sahne oluyor.
Oded Yinon'a göre, İsrail'in Ortadoğu'da giderek "büyük güç" olmasının yolu, ancak, çevresindeki Arap-Müslüman devletlerin bölünmesiyle açılacaktı. Irak bir numaralı tehditti ve mutlaka Kürtler, Sünniler ve Şii'ler arasında bölünmeliydi. 2003 yılındaki Amerikan-İngiliz ortak işgali bunu başardı.. Yinon, Suriye'nin Alevi-Sünni ekseninde Suudi Arabistan ve petrol emirliklerinin de Şii-Sünni çatışmalarıyla bölünmeleri "gerektiğini" savunuyordu.
Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'da yaşanılan günümüzdeki Şii gösterileri dikkat çekicidir.
Libya'yı İngiliz-Fransız oldubittisiyle dağıttılar. İsrail, Filistin hareketini Gazze'deki Hamas-Batı Şeria'daki El-Fetih ilişkilerinde bölmeye çalışıyor.
Sudan'ın güneyinde, bugün, "İsrail yanlısı" olduğunu saklamayan ve Mısır'a giden Nil'in sularını kontrol eden başka bir devlet doğdu.

SONUÇ
Oded Yinon'un çalışmasında, Türkiye'nin bölünme stratejisinde Kürtler'i, İran'ın bölünme sürecinde ise Azeri Türkler'ini hedef gösteriyor. Ne tesadüf, taşeron PKK da İsrail'in düşündüğü şekilde bölücü faaliyetlerini yeniden tırmandırmış oluyor.
Irak fiilen üçe bölündü. Şimdi sıra Suriye'de mi? Sıra İran'a gelecek mi? Bu, en çok Türkiye'ye bağlı. Çünkü,Türkiye, "one minute" olayı ile İsrail'e ummadığı tarihi bir tokat atmıştır.
İsrail'in Oded Yinon stratejisini parçalayacak özelliklere sahiptir.
Oynanan yerli ve yabancı oyunların yabancısı değiliz....