0 / 0ºC
Detaylı Hava Durumu
EMİN PAZARCI

Kim kime gidecek?

EMİN PAZARCI 01 Temmuz 2010, Perşembe tüm yazarlar
Unuttuk herhalde, kısa bir süre önce 11 şehit verdik. Yıllardır saldırılar devam ediyor. Türkiye'nin dört bir yanından ağıtlar yükseliyor. Eşkıyanın yarın nerede ve nasıl vuracağı da belli değil. Peki biz ne yapıyoruz? "Kim kimin ayağına gidecek" tartışması ile boğuşuyoruz! Bir yandan yabancı ülkelere tepki gösteriyoruz. Elin Amerikalısının ya da Avrupalısının terör karşısında "vurdumduymaz" tavırlar takınmasını eleştiriyoruz. Onları yerden yere vuruyoruz... Onları eleştirirken, kendimizi hiç sorgulamıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor, ama biz esası bıraktık, şekille uğraşıyoruz: - Kim kimin ayağına gidecek?
***

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin iyi niyetli bir teklif yaptı. Teröre karşı İktidar ve Ana Muhalefetin bir araya gelmesini istedi. Ortak bir fotoğraf verilmesi zaruretinin altını çizdi. Öyle gelişmeler ortaya çıktı ki... Şahin, belki de böyle bir teklif yaptığına pişman oldu! CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başlangıçta "olabilir" dedi. Oldukça olumlu bir yaklaşım gösterdi. Başbakan da aynı yaklaşım içine girdi. Fotoğrafa bakıp, bizler de umutlandık. Sonra her şey alt üst oluverdi... Başbakan, partisinin grup toplantısında kürsüye çıktı. "Ben davetimi yapacağım" dedi: - Bakalım kimler gelecek? Kılıçdaroğlu da anında cevap verdi: - Kendisini Cumhurbaşkanı mı sanıyor? Ayrıca iki noktanın altını çizdi: 1) O bize gelsin. 2) Toplu bir görüşmeye katılmam. Durum bu olunca, bir anda gündem de değişiverdi. Terörist saldırıları bir kenara koyduk. Önümüzdeki günlerde nerede kimin saldırıya uğrayacağını ve daha kaç ocağın söneceğini düşünmekten vazgeçtik. Tartışmaya başladık: - Kim kimin ayağına gidecek? Eğer mümkün olur da bu bilmeceyi çözebilirsek, ondan sonra vaktimiz kalırsa, masaya oturup terörü konuşmaya başlayacağız!
***

MHP Lideri Devlet Bahçeli ise, daha farklı bir tutum içine girdi. Kapıları ardına kadar kapayıp, "Ben hiç gitmem" cevabını verdi. Bahçeli, başka bir kapı gösterdi: - Cumhurbaşkanı çağırırsa giderim. Böylece inisiyatifi Başbakan Erdoğan'ın elinden almaya çalıştı. İlaveten Abdullah Gül'ün "soğukkanlı" olduğunu ve "değerli yaklaşımlar" içinde bulunduğunu söyledi. Böylece, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik olarak bir manevrada bulundu. Erdoğan ile Gül ilişkilerine çomak sokmaya çalıştı! Siyasi hesaplar yine galip geldi!
***

Terörü bıraktık, tartışıyoruz: - Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın ayağına gitmezse, Erdoğan acaba Kılıçdaroğlu'nun ayağına gider mi? - Erdoğan, bu gelişmeler karşısında daveti yapmaktan vazgeçer mi? - Davet yapılırsa, toplu mu olacak, yoksa ayrı ayrı mı? - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MHP Lideri'nin kendisine yaptığı çağrı ile ilgili olarak nasıl bir tutum takınır? Türkiye'nin geleceğini tehdit eden en önemli konuda bir arpa boyu bile yol kat edemedik. Başladığımız yerde bile olduğumuz söylenemez. İlerlemedik, daha da geriledik. Benim küçük kız, geçtiğimiz günlerde bir tekerlemeyi diline dolamış, hoplaya zıplaya tekrarlıyordu: "Biz size geldik bitlendik./ Hamama gittik temizlendik." Şimdi, "Bu da nereden çıktı?" demeyin. "Ben gelmem, sen gel" tartışmaları arasında bir anda aklıma geliverdi!

ANA SAYFA | GÜNCEL | EKONOMİ | SOSYAL GÜVENLİK | SİYASET | DÜNYA | SPOR | YAŞAM | KÜLTÜR SANAT | SAKLAMBAÇ | TELEVİZYON | ASTROLOJİ
YAZARLAR | YAZI DİZİSİ | SAĞLIK | EMLAK & OTO | TEKNOLOJİ | TATİL & TURİZM | E-GAZETE | GALERİ | ARŞİV | KÜNYE | BİK İLANLARI | GİZLİLİK BİLDİRİMİ | RSS | OYUN
Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır. TURKUVAZ GAZETE DERGİ BASIM A.Ş.