• Facebook
  • Twitter

Uzan neden ağladı?

Ankara ve İstanbul kadrosuyla TAKVİM gazetesini çıkaran ekibin tek kaygısı var:
Habercilik.
Cem Uzan
röportajı, bunu bir kez daha ortaya koydu.
Yıllardır sessiz kalan Uzan'ı Türk medyasında sadece TAKVİM ve "a haber" konuşturmayı başardı.
TAKVİM'in haber algısı ve refleksini yıllardır onu elinden bırakmayan okurları artık iyi biliyor.
Genç ve dinamik kanal "a haber"in haberi koklamadaki başarısı ise bu röportajda bir kez daha teyit edildi.
Tabii röportajın bir de hikayesi var.
Biraz ondan söz edelim:

***

Cem Uzan, yaklaşık 3.5 yıldır Fransa'da.
Uzun süredir kendisiyle röportaj yapmak için ortak bir dostumuz aracılığıyla haberleşiyoruz.
Başlangıçta konuşmak istemiyordu.
Ama biz vazgeçmedik, ısrarla röportaj talebimizi yineledik. ...Ve Türk basınından kendisine çok sayıda görüşme talebi geldiği halde, haberciliğimize duyduğu güvenin sonucu sadece bize konuşmayı tercih etti.
Burada altını çizerek vurgulamak istediğim nokta şu:
Cem Uzan, bizim 1 yılı aşkın süredir ısrarlı talebimiz ve takibimiz sonucu konuşmaya karar verdiği için bu röportaj gerçekleşmiştir.
***

Röportaj sırasında birkaç kez gözleri yaşardı.
Bunlardan ilki yıllarca birlikte çalıştığı, Star televizyonu eski Genel Yayın Yönetmeni merhum Ufuk Güldemir'den söz ederken yaşandı. "Birlikte büyüdük" dediği Güldemir'i anlatırken gözleri doldu ve yaşlar süzülmeye başladı.
Konuşamayınca, kameraya el işareti yaparak çekimi durdurmasını istedi...
***

"Türkiye'den en çok kimi görmek istersiniz" sorusunu yanıtlarken, bir süre düşündü, sonra gözleri yine doldu ve "Sayın Demirel" dedi:
"Süleyman Bey'le konuşmak, sohbet etmek isterdim..."
***

Gurbetteki zor günleri klasik müzik dinleyerek atlattığını söylüyordu. Çaykovski'yi, Mozart'ı, Bach'ı dinliyordu, ama bir de Türk sanatçılar vardı.
Birkaç isim saydı. Sıra Ahmet Kaya'ya gelince gözleri yine doldu.
Tam ağlamak üzereyken sorduk:
"Siz de Ahmet Kaya gibi gurbette ölmekten mi korkuyorsunuz? Onun için mi ismini söylerken gözleriniz doldu?"
Hemen toparlandı.
"Hayır, burası benim ikinci vatanım. Türkiye'ye dönmeyeceğim" dedi.
Ama her halinden belli oluyordu Türkiye'yi özlediği.
Sözleri başka, vücut dili başkaydı.
Özellikle Boğaz'da yemek yemeyi çok özlemişti...
***

Röportajın ilk bölümü gazetede ve televizyonda yayınlandıktan sonra, dün akşam saatlerinde Cem Uzan'la ortak arkadaşımızdan telefon aldım.
Tarafsız gazetecilik yaptığımız için tebrik ettikten sonra telefonu Cem Uzan'a verdi.
Yutkunarak konuşuyordu.
Üç kez "Allah sizden razı olsun" dedi.
Haberi hiç çarpıtmadan, sadece haber olarak verdiğimiz için teşekkür etti.
Fazla konuşamadı.
Telefonu alan arkadaşım Cem Uzan'ın durumunu tek cümle ile özetledi:
"Çok duygulandı, ağlıyor..."