• Facebook
  • Twitter

Çin tuzu, ölüm tuzu...

MEĞER o ağzımızı şapırdata şapırdata yediğimiz bilumum lezzetlerin içinde gizli bir düşman varmış da haberimiz yokmuş! Önce bir biyolog okur maillerle haberdar etti hepimizi. Fazla ciddiye almamaya niyetlenmişken, bu kez de bir uzmana arkadaşım anlattı aynı olayı. Yazmak ise artık boynumuzun borcu...

***


Bu sinsi düşmanın adı Çin tuzu! Hemen her yiyecekte var. Özellikle şu bizim dönerlere koyuyorlarmış ki, müthiş bir lezzet versin de insanda defalarca yeme isteği uyandırsın diye. Hani artık rüyalarınızı Angelina Jolie'nin köfte dudakları yerine, sığır etinden yapılmış incecik bir çift yaprak döner süslüyor ya, işte bu meret tuz yüzündenmiş!

***


Sadece dönerde olsa yine iyi...
Özellikle yurt dışından ithal edilen peynirlerde, hazır çorbalarda, köfte harçlarında, dondurmalarda ve renkli yoğurtlarda da bol miktarda mevcutmuş.

***


Etkilemesi ise şöyle oluyormuş; Önce beyin komut veriyormuş damağımıza, 'şimdi sana bi yiyecek geliyor, tadını güzel algıla' diye. Damak dediğin, çoğumuzda artık hangara dönmüş, ne bulursak içine tıkıştırdığımız sıradan salak bir 'organımız!' Aynen uyguluyormuş o da verilen emri ve dönere, böfstrogonof muamelesi çekiyormuş anında! Tabii şimdi dönerciler ayaklanıp döner bıçaklarıyla mail kutumu kesik kesik edecekler. Ama hemen söyleyeyim, bütün yiyeceklere musallat olmuş bu Çinliler... Hangisini yesek lezzetliymiş gibi gelmesi bundanmış.
HHH Şimdi
biraz bilimsel takılalım; Çin tuzu'nun bilimsel adı MSG...
Bu maddenin en büyük özelliği Nörotoksin içermesi. Nedir bu derseniz; öncelikle kobra yılanının en büyük silahı! Hani yılan yanımıza yaklaşıp kıçımızı ısırır da öldüğümüzü hiç fark etmeyiz ya, sebebi bu maddeymiş işte. Hayvan zehri bize zerk ettiğinde, sinir uçlarımız tamamen paralize oluyormuş.
Bakın hayvan ama kibar, acı çektirmeden yapıyor. Bizim 'yılanlar' ise alenen yapıyorlar bu işi; sonrasında zehri yiyen kalp ve sindirim sistemlerimizin durmasına aldırmadan.

***


Tabii ki bu MSG'de büyük dozda zehirler yok. Ama zamanla ve çok tüketildiği durumlarda hepimizin sonu tahtalıköy. Çünkü yol açtığı hastalıklar şöyle; ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON ve KANSER... Öldürmeyip süründüren etkilerini de şöyle sıralayabiliriz; yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite, böbrek ve karaciğerde önemli hasarlar...
HHH Şimdi
biraz ciddileşiyoruz çünkü çocuklarımız söz konusu; MSG tüketiminin en çok cipslerde görülmesi, evlatlar için gerçek bir tehlike. Sadece cips değil, aralarında tüm şekerlemeler, çikolatalar vs. de var maalesef.
Ürün üreticileri, 'Almayın kardeşim, yedirmeyin çocuğunuza, bize hükmetmeye kalkacağınıza kendi çocuklarınıza hükmedin' diyebilirler. Doğrudur. Ama siz de sattığınız mallara, "Hiçbir koruyucu madde içermez" yazısını nal kadar koyup, 'MSG içerir' notunu cücük kadar yazmayın.
Çünkü belli mi olur, sizin de çocuklarınıza laf geçiremediğiniz bir an gelir ve o imalatınızın tadına bakabilirler. Allah korusun tabii.

* * *
"Geleceğin fabrikasında bir adam ve bir köpek olmak üzere sadece iki kişi çalışacak. Adamın görevi köpeği beslemek olacak yalnızca. Köpeğin görevi ise, adamın cihazlara ve ürünlere dokunmasını engellemek!"
Warren BENNİS


İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
kaldı