0 / 0ºC
ARDA USKAN

Cezaevinde infaz memuru olmak!

ARDA USKAN 02 Haziran 2010, Çarşamba tüm yazarlar
Birkaç gün önce bu köşede "Cezaevinde eşcinsel olmak" başlıklı bir yazı yazmıştım.
Cezaevindeki bir eşcinselin, arkadaşına yazdığı mektubun bir 'infaz memuru' tarafından tüm mahkumlar arasında okuduğunu ve o mahkumun intihara teşebbüs etmesiydi konu.
40 senedir hemen her konuda yazarım ama hayatımda bu kadar çok eleştiri maili aldığımı hatırlamıyorum.
Tabii ki maillerin tamamı infaz memurlarına ait. İlk olarak, onlara 'gardiyan' diye hitap etmeme sinirlenmişler. Bu nedenle özür dilerim ama siz hiç gardiyana günlük hayatta 'infaz memuru' dendiğini duydunuz mu?
Bu arada görünen o ki, minik bir yazı için bile olsa, ilk kez örgütlenmiş ve birlikte hareket ediyorlar. Ve maillerin tümünün altında isimleri var. Yani küfredip adını vermekten kaçan alçaklara benzemiyorlar. İsyan ettikleri konu yazdığım şu cümleler: "...Bir ahlak bekçisi gardiyan mektubu alıp diğerlerinin önünde, bizim mahkumun yüzüne çarpmış; "Erkek adama yakışır mı, erkek adama ilan-ı aşk etmek!" Hem eşcinsel hem mahkum ya, üstelik hayatının sırrı da çıkmış ortaya!
Tutuklu mektuplarında cezaevi yönetiminin ahlaki bir inceleme yapması söz konusu değil. Üstelik kanunda, bu konuda sır saklanması gerekliliği vurgulanıyor.
Anlayamadığım o mektup o gardiyanın eline nasıl geçiyor?"
Protestolarında beni ufak tefek iğneliyorlar, biraz da 'kafa gösteriyorlar. Ama hakaret yok. Örneğin Ali Rıza Kahraman, "Her kurumda olduğu gibi bizim içimizde de çürükler var sizden ricam lütfen bir çürük elma için bütün sepeti çöpe atmayın bizleri kötü göstermeyin"diyor.
Hiç öyle bir niyetim olmadı Ali Rıza arkadaş... Üstelik bütün bu mesajlardan anladım ki infaz memurları çok ağır şartlar altında çalışıyorlar. Ortak tepkileri şu, "Bizim ne kadar az paralarla ne şartlar altında, kelle koltukta yaşadığımızı biliyor musunuz?
Bunları yazsanıza..."
Sözün özü... Ben sadece Muğla Cezaevi'nde yaşanan insanlık dışı bir olayı eleştirdim. Madem bu kadar örgütlüsünüz ve konunuzda bu kadar hassasınız, hadi bakalım bu bir başlangıç olsun, benim yazıma gösterdiğiniz tepkinin bin mislini, el ele vererek toplumun geniş kesimlerine de duyurun. Ben de buradan sizi destekleyeyim.


* * *

EBRU ŞALLI'NIN BİR KİLOLUK BEBEĞİ
Gazetelerden öğrendim; Ebru Şallı Tan 6 aylık hamileymiş ve sadece 1 kilo almış!
Bu vesileyle Ebru Hanım'a en iyi dileklerimi ve minnettarlık duygularımı yolluyorum!
Neden mi minnettarlık? 20 yıl sonra beni haklı çıkardığı için!
Hemen anlatıyorum; Seneler önce bizim oğlanın bir kız arkadaşı var, her fırsatta annebabacılık oynuyorlar.
Henüz 5-6 yaşlarındalar.
Ellerinde de bir pelüş maymun, o da çocukları oluyor. (Bu arada maymunu hediye eden, 'Ah dede vah dede Engin Evin'in kulakları çınlasın.) Derken gün geliyor evcilik o kadar abartılıyor ki, maymun bebeğin altına bez bağlamaya kadar varıyor iş. Önce kadın petleri konuyor. Sonra bir cumartesi günü "Gerçek çocuk bezi istiyoruz" diye tutturuyor veletler.
Gidiyorum bir eczaneye. Eczacı hanımla konuşmamız ise şu şekilde cereyan ediyor; "Çocuk bezi istiyorum!" "Hangi boy?" "Küçüklerinden olsun." "Bebek kaç aylık?" "Valla henüz minik bir şey." Sonunda kadın sinirleniyor, "Bebek kaç kilo beyefendi" diye haykırıyor. Ne kilosu yahu, el kadar bir şey!
Ama Allah'tan zekiyim, evdeki pırtık maymunun kaç kilo çektiğini hesaplayıveriyorum; "Yarım kilo!" İşte o anda ve ondan sonra yıllarca, bu eczacı hanım bana salak muamelesi yaptı. Ben de hıncımı, peşime takılıp gelen bizim cüce karı kocadan çıkardım. Eve gider gitmez, elime geçirdiğim söğüt dalıyla kıçlarına kıçlarına vurdum.
Tabii yanlış anlaşılmasın, Şallı'nın bebeğinin bir kilo olmasına sevinmem sadece bu yüzdendir...
ANA SAYFA | GÜNCEL | EKONOMİ | SİYASET | DÜNYA | SPOR | YAŞAM | KÜLTÜR SANAT | SAKLAMBAÇ | TELEVİZYON | ASTROLOJİ | YAZARLAR
YAZI DİZİSİ | SAĞLIK | EMLAK & OTO | TEKNOLOJİ | TATİL & TURİZM | E-GAZETE | GALERİ | ARŞİV | KÜNYE | GİZLİLİK BİLDİRİMİ | RSS
Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır. TURKUVAZ GAZETE DERGİ BASIM A.Ş.