"
Nezaketten, haklılardan yanayızdır hepimiz.
Sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler.
Yaşamak deriz- oh,dear- ne kadar tekdüze.
Katliamlar ne kötü be birader..."
Sen değil miydin bu satırları yazan?... Ne oldu da yıllar sonra
"Dünyada ne kadar çok faşist varmış" diye tekrar düşündürtüyorsun insanı İsmet Özel. Herhalde bu 'katil' faşist sözcüğünde bir keramet varmış ki, milyonlarca kişi peşinden koşmuş...
Hitler'in,
Mussolini'nin peşinden... Onlar, bir o kadar milyonları katlederken.
Sen değil miydin
İsmet Özel...
"Evi Nepal'de kalmış
Slovakyalı salyangozdur ruhum.
Sınıfları doğrudan geçip
Gerçekleri gören gençlerin gözünde" diyen...
Oysa aynı sen, nasıl oldu da onlarca aydınımızın diri diri yakıldığı Sivas katliamının ardından yazdığın
"Sivas semalarında Sırp uçakları mı" yazısında Sivas'ı Bosna'ya benzetip, katliama tepki gösterenleri Sırp katillerle bir tutan.
Ne şirin komşumuzdun sen...
Söz şiirden açılmışken, o zaman anlamıştık senin mahallenin deli dolu sevimli
Fahriye ablası olmadığını... Ne demişti
Ahmet Muhip Dırans o unutulmaz satırlarında::
"Bahçende akasyalar açardı baharla... Ne Şirin komşumuzdun sen, Fahriye abla!"
Solcuydun, sağcı oldun, dinci oldun, bizi etkilemedi pek... O güzelim şiirlerinle yine komşumuzdun... Ama katliamlara alkış tutup, işi faşistliğe kadar vardırınca sildik seni defterden
İsmet...
Yine esmiş gürlemişsin geçenlerde...
"Bizim demokrat olmak gibi bir derdimiz yok" demişsin.
"Müslüman değilseniz Türk değilsiniz, Türk olmayana gavur denir." demişsin
. "Türkiye Cumhuriyeti'nin şu anda İslam cumhuriyeti olması gerekiyordu, 86 yılımızı feda ettik" demişsin. Veeee .
"Alevilik, Müslüman baskısından kurtulmak isteyen gayri müslimlerin sığındıkları bir şeydir. İlkelliktir" diye buyurmuşsun.
Ben de affına sığınmayarak
"çüşş" diyorum artık...
"İçimden su zalim şüpheyi kaldır, ya kendin gel ya beni oraya aldır" dizelerini yazan sana, mahallemizin "
sevimli İsmet abisine" söylemiyorum bunu... Bir faşiste söylüyorum...
32. Gün programında
''Eğer insanlar kendilerine hakaret edildiğini düşünüyorlarsa, ona müstahaktırlar'' diyen
İsmet Özel'e söylüyorum...
Sen de her şeye müstahaksın... Ama müstahak olduğun şeyi sen onur bellemişsin...
Dıranas'ın
Fahriye Abla şiiri şu dizelerle son bulur:
"Hâtırada kalan şey değişmez zamanla...
Ne vefalı komşumuzdun sen, Fahriye abla!"
Sen
Dıranas'ı yalancı çıkardın
İsmet Özel... Hatırlarda kalan o müthiş şiirlerine ihanet ettin. Komşumuz değilsin artık. "
Bahçende akasyalar açardı baharla" diyor ya Fahriye ablaya
Dıranas... Senin bahçende akasyalar falan da açmıyor artık. Nefret tohumları yetişiyor. Dizelerinde yazdığın "
sınıfları doğrudan geçip gerçekleri gören gençlere" de bunları bulaştırma yeter.
Çek git dünyamızdan. Biz
Hitler artıklarıyla komşu olmayız...
Fahriye Abla her zaman kalacak belleklerimizde... Ama seni siliyoruz defterden...
O deftere kenar süsü yapmak istersen, kan damlayan kaleminle şunları yazabilirisin:
"Faşiştim, Faşistsin, Faşit"