Yirmi yılı aşkın süredir, ister beğenin ister beğenmeyin yaşamımızda bir
Okan Bayülgen var.
Üstelik çoğu zaman, topluma ters düşmekten korkmayan bir antikahraman kimliği ile. Dumansız hava sahasına karşı sigarasını tellendiren, magazincileri bahçe kapısına kadar kovalayan, hayranlarından gelen telefonları yüzlerine kapatan hep o!
Bu günlerde ise
Kanalizasyon filmi ile sinema salonlarında boy gösteriyor. Yetmiyor haftada üç gece, dörder saatlik programlarla ekranlarda. Çevirdiği reklam filmlerini, film seslendirmelerini saymıyoruz bile.
Peki nedir işin sırrı? Bu kapasiteyi, bu ufak tefek bedene sığdırabilmenin sihri nerededir? Cevabı tek bir sözcükle vermeye çalışmak galiba biraz zor olacak.
ACABA SONSUZ BİR ÖZGÜVEN Mİ?
Özgüven deyince bilen bilir, ardından hemen ego gelir.
Okan Bayülgen'e baktığınızda bu iki zıt kavramı bütünleştirmiş bir fenomen görebilirsiniz. Ruh bilimciler derki; Özgüveni olan kişinin egosundan arınmış olması gerekir...
Özgüven anlayıştır, sakinliktir, bir şeytan tüyünün ardında herkesi büyülemektir... Bunun için kişinin özeleştiri yapabilmesi, kendini tanıması ve içgüdülerine gem vurması gerekir... Özgüven, illa her şeyi ispat edeceğim diye yırtınmamaktır...
Aynı zamanda tehlikelidir de insan nerede duracağının farkında olmazsa, kendisinden yeni bir
Ajdar yaratması işten bile değildir...
Ruh bilimciler bu son cümleyi söylemezler doğal olarak ama söz konusu Okan Bayülgen olunca biz biraz devreye girelim dedik.
Egoya gelince, ilk tanımı saçma sapan bir doymuşluk hali herhalde. Bir de o gafil insanoğlunun, kendi üstün olduğundan değil, kendini üstün gördüğünden ve tabi buna tüm kalbiyle inandığından, karşısındakini de inandırma çabası...
Peki egonun Okanca'sı nasıl oluyor? Okan'a baktığımızda, bu iki özelliği de açık seçik görebilirsiniz aslında. Özgüvenin farkındalığını ve topluma uyum sağlayabilmek için dizginlemeye çalıştığı o fevri tavrı mesela. Şaşırtıcı ama gerçek.
Freud'a kendini öküz gibi hissettiren bir adam Bayülgen. Hem özgüven, hem ego olarak.
YOKSA ANARŞİST Mİ VEYA BİR KORSAN? "
Her anarşist kendinin efendisidir" diye düşünüyorsanız Okan anarşisttir. Ve bu toplumda artık tek başına değildir. Eğer başkaldırı ateşiyle yanmayı, uçuk-kaçık hayaller için savaşmayı, ota boka karşı gelmenin erdem olduğunu savunuyorsanız siz de bir anarşistsiniz ve Okan'ı sevmeniz bundandır.
Büyük İskender yakaladığı bir korsan gemisinin kaptanına "
Ne cesaretle denizime tecavüz etmeye kalkarsın?" demiş. Korsanın yanıtı şöyle olmuş:
"Ya sen ne cesaretle aynı şeyi tüm dünyaya yaparsın? Ben bunu küçük gemimle yaptığım için hırsız oluyorum. Sen ise büyük donanmanla yaptığın için imparator..."
Okan, kimi zaman da bu kafa tutan korsan işte...