• Facebook
  • Twitter

Yadigâr Kuzu'ydu Ejder olmuştu

18 yıl önce yarın bir adam donarak öldü.
Kutuplarda, buzullu coğrafyaların ortasında, karlı boranlı tepelerin, dağların kuytusunda olmadı ölümü. İstanbul'da, Taksim Parkı'nda, ahşap bir bankın üzerinde üşüye titreye, donarak öldü adam.
Adı Yadigâr Ejder, memleketi Sivas, yaşı 45, işi dayak yemekti.
Yeşilçam Sineması öyle istedi, dev gibi cüssesine rağmen tıfıl jönler, çelimsiz yıldızlar tarafından biteviye dövülüp, yerden yere çarpıldı.
Senaryoların rol icabı ezdiği bu dev adam gerçek yaşamda da yoksulluğun sillesini yemişti. Kirasını ödeyemediği için evinden kapı dışarı edildi, evsiz geçen ilk soğuk gecede o parka sığındı. Sabah karanlığında çöpçüler buldu cesedini. Kaskatı kesilmiş iri kıyım bedeni kırılgan bir cam heykel gibiydi. Beyoğlu'nda "artist kahvelerinde" solgun, sararmış siyah beyaz fotoğrafları asılı duruyor şimdi. Ocakçı resme takıldığımı görünce fısıldıyor kulağıma; "Tipi azmandı ama kuzu gibi adamdı. Zaten soyadı da Kuzu'ydu. Yapımcılar şekli şemaline bakıp 'Ne Kuzu'su kardeşim. Sen ejderha gibi adamsın. Soyadını Ejder yaptık' demişlerdi." Özledim seni koca adam. Yattığın yer sıcacıktır umarım. Sevgiler sana.

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
kaldı