Biz
İstanbullular nasıl bir hazine sandığının üzerinde oturduğumuzu unutuyoruz çoğu zaman.
Oysaki kentte nereye baksan bir
tarih, kültür, sanat abidesi, kalıntısı, eseri görmek mümkün, yalan mı?
Eloğlu icabında binlerce mil öteden geliyor, ellerinde açıklama notları, tanıtıcı broşürler ıcığı cıcığını öğrenip, görüp görüntüleyip dönüyor memleketine. Hem anılarını hem bilincini zenginleştiriyor böylelikle.
KAZIK KADAR OLUNCA
Nur içinde yatsın büyük dedem
"Bizim milletin gözü yoktur kulağı vardır evladım" derdi. Çocuk aklımla sözün derinliğini kavrayamaz,
"Dede herkesin gözü de var kulağı da bak" yanıtı verirdim. Güler son cümleyi kurardı:
"Hele bir büyü de anlayacaksın..."
Gün gelip kazık kadar oldum ve ancak anladım. Burnunun ucunda olanı görmüyor, biri kulağımıza seslenince farkına varıyoruz bir dolu şeyin. İşte bu teoremden hareketle başta İstanbullular olmak üzere andığım sanat kültür eserlerinden bazılarını anlatacağım bu köşede. Açılışı da
Ayasofya ile yapmak istiyorum ne dersiniz?