CANLI YAYIN

Seslendirme

Eklenme Tarihi 05 Mart 2010
Her zaman yolumun üzerinde rastlayıp, hatırını sorduğum yaşlı bir kadın, önceki gün "Ne olacak bu memleketin hali?" dedi.
Öğretmen gülüşlü bir kadın.
Gözünün derinliğinde bir çukur.
Çukurda, ülkenin resmi.
Resmin içinde yangın.
***

Elimdeki gazeteleri pusula sandı diye düşündüm.
Ya da gazeteci olmakla, memleketin sorunlarına ilaç olmak arasında bağ kurdu.
İçimden "Merak etmeyin iyi olacak" demek geçti, yarına ışıklı yollar döşeyip.
Ama kendimi kandırmadığım bir konuda, kadını kandırmayı kendime yakıştıramadım.
"Yarınlar bugünden iyi olmayacak" dedim.
Kendi düşüncelerini gizlemedi.
Karşılıklı açılmış cephelerde, dinamitlenmiş köprüleri gösterdi.
"Ne var bu kadar düşmanlık edecek?" dedi.
Bana değil, politikacılara söyledi.
***

"Bu kadar işsiz ve aç insan varken, memleketin hangi meseleler içinde çürütüldüğünü hepimiz görüyoruz" derken, her taşın altından çıkan nefreti işaret etti.
Herkesin kendisi için mücadele ettiğini, toplum için değil.
Sonra gönül hanesinden, geçmiş zamanın eşsiz tablolarını çıkardı.
Kalabalıklar, balık beyinli zamanların içinde gezinirken.
Yaşlı kadın bana yarının gazetelerini okuyordu.
***

"Bizim insanlarımızın kardeşliği, dostluğu kimselerde yoktu, ama elmaya kurt girdi bir kere" dedi.
Ben ondaki düşünceleri onaylarken, o çıkınındaki bütün endişeleri boşalttı.
"Kırıldıktan sonra, parçaları yarısına uydurmak kolay mı?" diye sordu.
Cevap vermedim. İkimiz de biliyorduk ki, sistemin kanlı elleri insanların üzerindeydi.
Herkes boynundaki ilmeği yoklarken, insanların umutsuz olması için o kadar çok neden vardı ki.
***

Kadından ayrıldıktan sonra, düşündüm de...
İnsanlar kendilerine acımadan, aynaya bakmayı öğrenecek.
Yalanın kuyruğuna takılmadan, gerçekleri görecek ve seslendirecek.
Yoksa yarınlar sürpriz değil.