Zamanın kütüğüne yazılanları reddedip, hayata en derin çizgiler bırakmış bir kadındır
Ajda Pekkan.
İzliyorum da, güneşleri eskitmemiş yüreğinde.
Söylenecek şarkıları da bitmemiş, göstereceği güzellikler de.
Onda hayallerin bile
"tekaüt olma" ihtimali mevcut değil.
***
Aşkı tarif ederken, iki kişilik bir duygu alışverişi olarak nitelemek, en kolay anlatım tarzı.
Oysa aşkın en güzel resimlerinden birini
Ajda Pekkan'da görüyorum.
Çağdaş bir kadın, dirençli bir sanatçı ve cesaretin sembolü olarak.
Umutlarına can veren yolları biliyor. Dünden kalanları yarına taşırken, arada sıkışıp kalmıyor.
Ondan sonra sanat hayatına başlayıp, ondan önce gidenlere inat, hala dimdik duruyor.
***
Hayata bağlılıktan daha anlamlı bir aşk tanımıyorum.
Mesleğe saygıyı, toplumun gözündeki değeri yükseltmeyi ve "yılların efendisi" olmayı başaran bir kadınlık, hayata sadakatin eseridir.
O yüzden
Ajda Pekkan'ın şarkılarını dinlerken, sahnede onu izlerken, onu ayakta alkışlıyorum.
Ondaki aşkı gördüğüm için. Çünkü neresinden bakarsınız bakın, bunun adı aşk.
"Ajda Pekkan aşkı!"
Meslek aşkı, hayat aşkı, ruh ve beden aşkı...