Bazı kadın gazetecilerin, kendilerini pazarlama biçimine bakıyorum da. Kendilerine derin anlamlar yükleyenlerin, yüklerini boşaltmak için "popüler limanlar" aradığını görüyorum. Bütün bunlar popülerlik uğruna yapılıyor. Ne kadınlık ruhu, ne insanlık erdemi. Ruhlar sebil, bedenler gecelik.
Onlar benim gözümde, "ucuz kadın portreleri." Kadınlığın sahte memelerinden, diğerlerini emziren...
***
Bunların birbirleriyle, korkunç bir işbirliği içinde olduğunu da görüyorum. Yazarlığın sahte memelerinden, birbirlerini emziriyorlar. Oysa okulda okurken, bu meslekte sadece eli kalem tutanların itibar göreceği bir dünya bekliyordum. Kültürün, haysiyetin ve duruşun anlamı olduğu bir dünya. Hayal kırıklığım, her yıl biraz daha artıyor.
***
Bodrum'da bulunduğum süre içinde, gece hayatına düşkün olan kadınları izledim. "Ağzım kurudu" diyenlerin, aslında ruhlarının kurak olduğunu gördüm. İçtikleri içkinin de, kendi çirkinliklerinin takviyesi olmaktan başka işe yaramadığını da gördüm.
Ve düşündüm de, böyle kadınları besleyen bir magazin anlayışı var. Aptal erkeklerin yanı sıra...
***
Topluma yön vermesi gereken yazarların, "eğlencelik kadın" olduğu bir medyadan, ne bekliyorsunuz? Ne şekilde olursa olsun, popüler olanlara itibar gösteren bir toplum varken, çocuklarınızı bu "pis ortamdan" nasıl koruyacağınızı sanıyorsunuz? Namusu, haysiyeti "yoksul bırakan", buna karşılık onursuzluğu zengin eden sistemin kanalları açık oldukça. Böyle ucuz yazarlığı besleyen bir sistem var oldukça. Çocuklarınız her daim tehlikede de... Sizler farkında mısınız acaba?