Men dakka dukka

Humus katliamının ardından Suriye'deki gelişmeleri anı anına izleyen Başbakan Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a, kendi dilinden seslendi: Ya Beşşar, men dakka dukka (Ey Beşşar, eden bulur)...

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Men dakka dukka
Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda başta Suriye olmak üzere gündemdeki konular hakkında sert açıklamalar yaptı:

MODERN FİRAVUNLAR:
Irak'ta, Libya'da kendi halkına kaplan kesilen diktatörlerin gücü sadece kendi halklarına yetti. İşgal edilmiş kentleri değil kendi kaldıkları yerleri çevrelediler. Halepçe'de Kürtler'i siyonistler mi katletti? Hama'daki katliamları Hristiyanlar mı yaptı? Modern firavunlar bunu yaptı. İşte bu zorbalar layıklarını da buldu.

HESAP SORULACAK:
Bugün babalarının izinden gidenler de hak ettiklerini mutlaka bulacak. İnanıyorum ki bugün Humus'ta yüzlerce masumu katledenler önce kendi halkının önünde hesap verecektir. Hama'nın hesabı sorulmadı ama er ya da geç Humus'un hesabı sorulacak. Beşşar Esad 'Ölene kadar savaşacağım' diyor. Madem ölene kadar savaşacağım diyordun, Golan tepeleri için neden ölene kadar savaşmadın? Bu zavallılıktır. Mazlumun ahı mutlaka çıkar. Irak'ta, Libya'da çıktı. Suriye'de de çıkar.

HALKIN YANINDAYIZ:
Biz mazlum Suriye halkına destek vereceğiz. Biz, 'babandan farklı olduğunu Suriye halkına göster' dedik. İyi niyetle Suriye'de reformların gerçekleşmesini bekledik. Ama Esad babası gibi silahların namlusunu kendi halkına çevirdi. Bize verdiği sözlerin arkasında durmadı. 3 Şubat akşamı tıpkı babasının yaptığı gibi yüzlerce masum insanı katletti. Gittiğin yol yol değil, çıkmaz sokak. Bir kez daha tavsiye ediyorum. Kendisinin anlayacağı şekilde sesleniyorum: Ya Beşşar men dakka dukka (Ey Beşşar eden bulur).

POLİS KATİLİ GAZETECİ

DİKKAT ÇEKTİK:
Altını çizerek söylüyorum; genişletilmiş il başkanları toplantısında söylediklerimin A'dan Z'ye arkasındayım. Amerikalı bir yazarın (Paul Auster) sözleri gündeme geldi. Belli ki o yazar Türkiye hakkında yanlış yönlendirilmiş, biz buna güler geçeriz. Burada saklanan bir şey var. Bu yazarın sözlerini CHP iç politika malzemesi haline getirdi. Bunu başlatan Kılıçdaroğlu'dur. Türkiye'yi anti demokratik sayan bir yazar 2010'da İsrail'e gitmiş, liderlerle fotoğraflar çektirmiş.

ROJ TV'Yİ SAVUN:
Sayın Kılıçdaroğlu, cebinden gazeteci kartı çıkan polis katillerini savunuyorsun da Roj TV'yi neden savunmuyorsun? Batı'da gazeteciler darbe planlarının içerisinde yer almadı. Harici odaklardan destek alan bu kampanyayı biz boşa çıkartacağız. Hiç kimsenin böyle bir kampanya yürütmeye hakkı yoktur.

AUSTER'LE BİRLİKTE İSRAİL'E GİDİN
Erdoğan, "Mavi Marmara katliamının ardından bizim eleştirilerimize Tel Aviv değil, Keşan'dan Kılıçdaroğlu cevap vermişti. Ben olsaydım izin vermezdim demişti. Ve bu sözlerle adını tarihe altın harflerle yazdırdı. İsterdik ki Sayın Kılıçdaroğlu kendisi politika üretebilsin. Bir gün BDP'nin vagonu oluyor, bir başka gün yabancı yazarlara çanak tutuyor. Eğer o yazar Türkiye'ye gelirse birlikte İsrail'e gitsinler. Gazze'de bir tepede piknik yapsınlar" dedi.

ŞERİFE GÜZEL


Men dakka dukka-1

Men dakka dukka-2

Men dakka dukka-3


Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler