"Emre'nin İngiltere'de oynadığı yıllardı. Beni arayıp sakatlığından dolayı Almanya'ya gideceğini söyledi. Bu arada ben Türkiye'deyim. Emre, uçak yolculuğu yaptıktan sonra, inandırıcı olma açısından olsa gerek, birileriyle Almanca konuşuyordu. Tam da bu sırada zil çaldı. Kapıyı açtığımda karşımdaki Emre'nin kuzeni Volkan'dı. Volkan, Emre'nin yurtdışından kendisine hediye yolladığı ve bunu bana teslim etmesi için geldiğini söyledi. Sonra Emre'nin kuzeni çıktı ve bu sefer cep telefonum çaldı. Volkan bu sefer de birkaç hediyeyi arabada unuttuğunu ve onları almam için aşağı inmemi istedi. Ben de yavaş yavaş apartmanın merdivenlerinden aşağı inerken, dairenin kapısının önünden başlayarak apartmanın çıkış kapısına kadar güller döküldüğünü gördüm. Aklıma bir anda Emre geldi ama bunu ihtimal vermiyorum. Neyse, apartmanın kapısını açtığımda karşımda boynunda bir yüzük olan "kuzu" ile Emre'yi gördüm." (Bu arada Emre, eşi Tuğba'ya "kuzum" diye hitap edermiş...) ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.