Ermeniler için 1915 bir tehcir dönemi olabilir. Bizim için 1915 aynı zamanda Çanakkale'dir. Bir milletin büyük bir savunma çabası içinde olduğu bir yıldır.
Bu süreç, bizim için bir onur meselesidir.
Meclisler üzerinden tarihi yargılamanın ne kadar yanlış olduğu gözler önüne serildi. Bir oy orada değil de bu tarafta olsaydı tarihin akışı değişmiş olacaktı ve bir danışman bir temsilciler meclisi üyesine "Yes" değil de "No" diye fısıldamış olsaydı bu oylama farklı çıkacaktı. Tarih bu kadar gayrı ciddiye alınabilir mi? 10 asırlık birliktelik böylesine basite indirgenebilir mi?
Meclisler üzerinden Türkiye üzerinde baskı oluşturarak bir netice alınacağını düşünüyorsanız 10 asırlık tarihte Türk milletini tanımamışsınız demektir. Hiçbir şartta Türkiye baskı altında karar almaz.
Yaşanan, normalizasyon sürecini yavaşlatma değil, durdurma riskini getirmiştir. Bu kararlarla hiçbir yol alamayız.
Atılacak adımlar aşamalı olarak düşünülecek. Büyükelçimizin Türkiye'de kalışı uzun sürebilir. 24 Nisan'da bu krizi daha da büyütecek bir açıklamanın yapılmamasını bekliyoruz. ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.